fethiye haber muğla muğla haber fethiye haberler fethiyeden haberler seydikemer haber haber seydikemer haber fethiye seydikemer Karaçulha Karaçulha Derneği Çalış Ölüdeniz Muğla Fethiye Belediyesi Muğla Büyükşehir Muski Patlangıç MUTTAŞ MUÇEP Muğla Üniversitesi Fethiye İşletme Fakültesi Fethiyespor fethiye haberler karaçulha çamköy fethiye körfezi fethiye belediyesi fethiye kaymakamlığı muğla haber beşkaza haber enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp saadet mhp iyi
DOLAR
8,2584
EURO
10,0521
ALTIN
487,86
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Açık
28°C
Muğla
28°C
Açık
Salı Az Bulutlu
28°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Açık
26°C
Cuma Açık
27°C

“Karaçulha’nın Tarihi Var Kültürü Var Burada!”

5 Nisan 2021 17:41
0
A+
A-

Karaçulha’ya yapılması planlanan TOKİ konutları ile ilgili tepkiler artıyor. Uzun yıllardır kültür çalışmaları yapan ve yörük kültürüne katkıları ile bilinen araştırmacı yazar Ramazan Kıvrak bölgenin Karaçulha tarihine ışık tuttuğuna dikkat çekerek yanlıştan vazgeçilmesi çağrısı yaptı. Çağrıya sosyal medyadan çok sayıda katkı gelirken, gazeteci yazar Banu Avar’da paylaşım yaparak destek verdi.

Karaçulha tarihi üzerine yayınlanmış kitapları ve çok sayıda TV programı bulunan Ramazan Kıvrak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada TOKİ için düşünülen yerin Karaçulha tarihindeki önemine vurgu yaptı. Gariban vatandaşa verilen evin Karaçulha’lıların bağışlarıyla yapıldığını belirten Kıvrak yıkım sürecinin başlatılmasına tepki gösterdi.

Kıvrak yaptığı uzun açıklamasında; “Karaçulha köyünün 600 ü aşkın yıldır koruduğu, Suyun olmadığı zamanlarda göllerin bulunduğu, köylülerin çamaşır yıkadığı, hayvanlarıı suladığı ,köyün gözü gibi koruduğu ortak yeriydi kovanlık. 60 yıldan fazla köyün gençlerinin top oynadığı 40 yıldırda her belediyenin futbol sahası olarak düzenlediği, çim ektiği , 30 bin civarında nüfusu olan Karaçulha spor külübünün top oynadığı yerdi kovanlık, Şehirliyi doyuran bal üreten arı kovanların konduğu yerdi, Yüzlerce yıldır, arı neslini yaşatan, yörede balın çok verimli ve tadı gözel yer olduğu için arı kovanları konduğu içn adı ; kovan konulan yer anlamında kovanlık verilmişti. Halen arılar konmakta bal için çalışmaktadır. Kırk yıl önce köyün özürlüsü kimsesizi Sadık amca vardı, köylü toplanıp bir ev yaptı, sadık amca orada yaşar, köylü yeceni içeceni getirirdi. Yine o yıllarda Emine Kocamaz vardı, Özal zamanında fakirler için kurulan Fakir Fukara fonundan aldığı yardımlarla, köylünün verdiği fitre ve zekatlarla geçinirdi. Hastaydı, engelliydi, fakirdi muhtaçtı, köylü buldu, buluşturdu nesli kapanmasın, sürsün diye everdi. Çocukları oldu. Vakit geldi eşide de kendide bir yetim kız çocuğu bırakarak bu dünyadan göçtü. Bu arada zaman geçiyordu kız çocuğu , hısım akrabanın, elin günün kapısında vicdan sahibi hayırseverlerin yardımlarıyla büyüyordu, Sadık amca vefat edince köylü , ihtiyar heyeti toplandı, Köyün en fakiri emine ablanın kızı bir garip kuştur. Kuş yuvasız olmaz, İslamda ve Türk töresinde yeri vardır deyip, Sadık amcanın yaşadığı evi tamir edip, kuş düneğinde korkmaz diye, yetim , fakir olan Emel Ablak e verdiler. Aslında verilen ev köyün ortak yerinden verilen zekattı, fakire, muhtaça verilmiş zekat yerini bulmuştu. Köyü yönetenlerde halkta vicdanan rahattı. Köylülüler fitrelerini, zekatlarını, yardımlarını veriyordu, evinin eksiğini tamamlıyordu, elin günün işlerindede yevmiyeci olarak çalışıp rızıklarınıda kazanmaya çalışıyorlardı. Çocukları oldu böyüdüler üniversite çağına geldiler” dedi.

Araştırmacı yazar Kıvrak; “Türkiye’nin de imza attığı İnsan hakları evrensel beyannelerinde insanların; beslenme, barınma, üreme temel haklarıydı. Bu temel hakları bilmeden köylü ortamı sağlamıştı Emel kızlarının yuvasına. Oysa bu temel hakları yazanlar, okuyanlar, imzalayanlar, bilenler, yönetenler köyün garip kuşlarının barınma haklarını ellerinden almaya kalktılar, Goca köyün yüzlerce yıldır gözü gibi sakladığı , koruduğu Kovanlığa , köylüye sormadan, Muhtarın, azanın haberi olmadan, rızası alınmadan Toki alanı yaptılar, Şimdi ise yapı kullanma tapusuda olan garibin kuşun fakir Emelin evini Müslümanlara farz olan Cuma namazı vatinde yuvasını yıkmaya kalkıyorlar. Müslümanlar namaz kılmaya giderken var olan ev, namaz çıkışı yok olacak.
Köyün ortak malı kovanlık Tokiye nasıl verildi. Köy 600 yıldan fazla burada var. İnsanların geçmişi olan, tapusu olan Mezar taşları ve Osmanlı arşiv kağıtları bunu söylüyor. Hani Devlette süreklilik vardı, haklar alınmazdı. verilemezdi. 500 yıl önce, yüz yıl önce köyün ortak malıydı, vakıf malı denirdi kovanlığa, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti karar veriyordu nasıl kullanılacağına. Sonra hak hukuk gözetilmeden ,süreklilik gözetilmeden her on yıl geçmeden yeni kanunlar çıkarılarak kovanlık; Halkın; Allah devletimize zaval vermesin diye dua ettikleri devleti yönetenler tarafından, Köylünün boynu devlet karşısında kıldan incedir, itiraz edilemez deyi kovanlığın statüsünü değiştirip, karaçulhalıyı kendi yerlerinden şimdi kovuyorlar.
Fethiyede Toki evleri yapılacak başka yerler varken, aranması gerekirken. Karaçulhaya sormadan Toki evlerini müjde köyünüzün yerini tokiye veriyoruz diye alıyorlar. Ve yetim, garip, muhtaç kuş gibi görülen Emel Ablak ailesinin evini yıkıp, kuşu düneğinden, yuvasında uçurmak istiyorlar” dedi.

Kıvrak; “peki; anlatırlar din hocaları Kuranı kerimdende bahsederek, Peygamberimiz; mescit yapacakmış, deveyi salmışlar, deve nereye çökerse oraya yapılacakmış. Deve bir müslüman olmayanın bahçesine çökmüş. Müslüman olmayan kişide rızam yok deyince vazgeçmişler. Peki; peygamberimiz olsaydı deve Emelin evinin önüne çökse bile yetim olan ,muhtaç fakir olan Emelin evini yıkarmıydı? ilçeyi, ili , ülkeyi yönetenler peygamber makamında oturan şehrin, ülkenin eminleri değillermi? Nasıl oluyorda müslümanım diyenler; müslüman ülkede, TOKİ’nin ve kurumların emriye talimatıyla haktan, vicdandan uzak şekilde bir Cuma namazı vakti, müslüman aileye evinizi başınıza yıkacağız deyi yazı gönderiyorlar? Devleti yönetenlerin yapılanlardan haberi olmayabilir. Dere kenarındaki koyunu birak, insandan bile sorumlu olanlar, haberdar edilmeyebilir. Buradada olanı biteni haberdar etmeyen adaleti gözetmeyen, edibalinin “insanı yaşatki devlet yaşasın” vasiyetini bilemeyenler, Sarı saltuk un “idarecinin bir kulağı halkta olmalıdır” sözünü bimeyenler yada uymayanlar vardır. Memurları doğru belirleyemediği için iyi yönetemeği için yönenetenlerin hepsi vebal altına girmektedir” ifadelerine yer verdi.

Fakire ev yapıyor denilen TOKİ’nin fakirin varolan evini yıktığını söyleyen Kıvrak; “neticede, fakire ev yapıyor denilen toki, en fakirin evini yıkıyor. Oysa vatandaşın güvendiği tutanacak dalı olan devletin kanunlarına uyarak yapı kayıt belgesi de alınmış olan ev yıkılıyor. KOVANLIK KÖYÜN ORTAK MALIDIR. ESKİLER VAKIF MALIDIR DERDİ VE GÖZÜ GİBİ KORURDU. O VAKFI BAĞIŞLAYANLAR, KORUYANLAR. KÖYÜN HAYRINA KULLANILSIN ÖLDÜKTEN SONRA AMEL DEFTERİMİZ KAPANMASIN SEVAP YAZILSIN İSTERLERDİ. BU NEDENLE BAĞIŞLAMIŞ KORUMUŞLARDI. ORANIN HAYIR İÇİN KARAR HAKKI KÖYÜN İHTİYAR HEYETİNİNDİ. ŞİMDİ VAKFEDENLERİN, HAYIR EDENLERİN, YÜZLERCE YILDIR KORUYANLARIN AMEL DEFTERİ KAPANACAKTIR. BU GÜN ÜLKEDEKİ; HUZURSUZLUĞUN, UGURSUZLUĞUN SEBELERİNİN BİRİDE VAKIF MALLARININ, VAKFEDİLDİĞİ GİBİ KULLANILMAYIŞIDIR. Herşeyi bilen ,Her şeye kadir olan yaratıcı olan ,nizamı koyan Allah elbette zalimleşenleride, mazlumlaşanlarıda bilir görür. Sığınacak tek dalımız olan, Yarattıklarının rızkını ve ömrünü veren Allahtır, Allahın adaletini bilen, Peygamber makamında oturan şehrin ve ülkenin eminleri Muğla, fethiye, Karaçulha Kovanlık mevkiindeki garibin evini inşallah yıktırmayacaklardır. Mazlumu ağlatmayacaklardır. Eğer ev yıkılrsa, Köyün 60 yıl önce imamlığını yapan Süleyman dedenin, camideki vaazlarındaki; Ağlayanın malı gülene hayır etmez, fakirin rızkıyla oynamayın, Varlık içinde olanlar yokluk içinde olanlara yardım etsin, Kul hakkıyla ölmeyin, mazlumlara iş kesenler; mazlum olup yaptıklarını görmeden ölmezler, bu dünyada olmasa da öbür dünyada da kurtulamazlar, diye ettiği vaazları köylüler unutmadılar, Eğer ev yıkılırsa, Tokinin emriyle, kurumlar tarafından garibin yıkılan evinide halk gene unutmayacaktır. Bilinsin deyi, unutulmasın deyi garibin evinin yerinin adına; EMELİN YUVASI, EMELİN YURDU diye halk ad verecektir. Utanacak olanlar da unutmasın diye” dedi.

Kıvrak çağrının sonunda; “istiyoruzki; öncelikle garip kuşun yuvası olan Emel Ablak ın evi yıkılmasın, sonrada çevre ve şehircilik bakanlığı çevreyi koruyarak tokili şehir yapsın. Kırk yıllık futbol sahasını, yüzlerce yıllık arı kovanı koyma yerini çevreyi korusun, halkın ihtiyacı olan Tokiyi çevreye en az zarar veren yere yapsın. Eskiden devlet; çevreyi, doğayı, ortak malları halktan korurdu, şimdi halk devletten korumaya çalışıyor. İster devleti yönetenlerden olsun, ister milletten olsun koruyanlardan Allah razı olsun. Korumayanlar evvelden Allaha havale edilmiştir zaten. Bu dünva varsa öbür dünyaya inananlarda vardır” dedi.

 

Haber Merkezi

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.